yeme-içme

Anadolu Yakasında Kahvaltı / Mekan Önerisi


Posted on 11 Mart 2016

Kahvaltı sizin için de hızla geçiştirilen bir öğün değilse bu yazı ilginizi çekebilir! Bizim için kahvaltı sadece sabah ritüeli değildir. Akşam çaydanlık ocakta yerini aldıysa hemen akabinde bir kahvaltı masası kuruluyor demektir. Otlu-Peynirli yumurta olur, kuymak olur, patates kavurma olur efendime söyleyeyim bilir misiniz bilmem turşu kavurması olur, mısır gevreği misali yoğurtla birleşmiş mısır ekmeği olur bu liste böyle uzar gider. Bütün bu lezzetlerin ilham kaynağı ‘’çay’’dır. Özellikle tüm haftanın yorgunluğunu üzerimizden atmak istediğimiz bazı hafta sonları dışarıda kahvaltının tadı başkadır. Ruhunu yatakta bıraktığın sabahlarda, mutfakta bedenini bir o yana bir bu yana amaçsızca dolaştırdığın anların kilit cümlesi şudur; ‘’Kahvaltıyı dışarıda yapalım’’

Peki nereye gidelim?

Beykoz’da yaşayan biri olarak İstanbul’un en dingin, en huzurlu yanının keyfini çıkarıyorum desem abartmış olmam. Trafik her yerde olduğu gibi burada da büyük sorun ancak stres atabileceğiniz pek çok nokta mevcut.

MUHLAMA


Rüzgarlı Bahçede Karadeniz Mutfağı ‘’Muhlama’’ ile başlayalım. Mottosu ‘’Muhlama Yiyen Kız Nutella Yiyen Kızı Döver’’

Özellikle son aylarda kulaktan kulağa yayılan ünleri sebebiyle Muhlama’da yemek yemek için rezervasyon yaptırmanızı öneririm. Mekana otobüsle gelen şirket çalışanlarını gördü bu gözler. Kahvaltı şöyle; klasik peynir-zeytin-domates tabağına ek olarak sahanda yumurta, muhlama(ekstra), krep, sigara böreği ve hellim geliyor. İşletmeciler tipik karadeniz insanı, bir iki hoş sohbet, ilgi alaka ortamı olduğundan daha samimi hale getiriyor. İnsanların kendini evinde gibi hissetmelerinin en büyük sebebi de samimiyet bence.

Kroki ve detaylı bilgi için;

https://www.muhlama.com.tr

PİTA KUZGUNCUK

Tamamen keyfi hareket edebileceğiniz bir gün ise Kuzguncuk semalarına uzanalım. Şimdilerde adım başı farklı konseptlerde birbirinden farklı türde hizmet veren mekanların yeri oldu Kuzguncuk. Her ziyaretimde yeni bir mekanla karşılaşıyorum. Pek çoğuna gittim ve özellikle kahve tadımları yaptım. Kahvaltı için genelde eski uğrak mekanımız Pita’yı tercih ediyoruz. Hatta bazen sadece Pita için Kuzguncuk trafiğine girmişliğimiz de var. Çünkü bazen o lezzetli Pita’larına aş erdiğim oluyor! Ev yapımı reçelleri, tadına doyamadığım yöresel peynirleri ve boşnaklara bir kez daha hayran bırakan o şahane börekleriyle mide şöleni yaşatıyorlar. Alan kapasite olarak minik sayılır. Maksimum 15 kişi alıyordur tahmin ediyorum. Kahvaltı sonrası sohbetinize türk kahvesiyle devam edebileceğiniz farklı mekanları tercih edebilirsiniz. Orası aslında tam olarak ye ve kalk yeri zaten Kuzguncuktaysanız kahvaltıyı öyle uzun uzadıya yapmak yerine karnınızı doyurup günü tarih kokan sokaklarında geçirmeyi tercih edebilirsiniz.

Pita Kuzguncuk –

MODA BOMONTİ

Şöyle hem manzaraya hem de yemelere doyamayalım derseniz rotamızı Kadıköy’ün güzide semti Moda’ya çevirelim. Moda Bomonti, eski Bomonti Çay Bahçesinin yerine açılmış. Konsept olarak şovdan uzak klasik masa sandalyelerle, eski çay bahçesi görünümünden uzaklaşmadan zengin mutfağıyla fark yaratan bir mekan. Kahvaltı oldukça lezzetli ve porsiyonlar ne eksik ne zarar ziyana sebebiyet verecek şekilde. Burada kahvaltının yıldızı hiç kuşkusuz pişi, gerçekten çok lezzetli. Sadece kahvaltı değil her öğün için alternatif menü sunan bir mekan. Benim için öğleden sonraları kahvemi içerken sessezilikten faydalanarak kitap okuduğum ya da yazdığım bir yer. Yeşillikler içinde olması, şahane deniz manzarası ve zengin mutfağının yanı sıra kendine ait bir otoparkının olması da tercih sebeplerim arasında yer alıyor.

Siz de tavsiye edebileceğiniz favori mekanlarınızı yorum kısmına yazabilirsiniz.

O değil de kahvaltı muhteşem bir öğün, icat edene sevgiler ve hürmetler…